Kahramanım Benim

2005-08-22 11:15:00

    Çocukluğu kahvehanede geçmiş biri olarak iyi bilirim ki memleket meselelerinin en kapsamlı konuşulduğu yerlerden biridir,kahvehaneler. Tüketme konusunda ihtisas sahibi müdavimlerinin her konudaki derin ve serin tahlil gücü dinleyenleri apıştırıverir. Altmış yıllık demokrasi anlayışımızın gelebildiği son noktayı gösteren birçok veciz lafı da orada duyabilirsiniz. İşte muhabbetin sonunda "iyi de çözüm nedir,abicim" diye sormaya hazırlanan muhatabı yerleyeksan eden bir cümle. Sallandıracaksın Taksim'in ortasında iki tane Bak bakalım bir daha oluyor mu? Lafı edenin yüzündeki muzaffer edayı siz tahmin edin. Arkasından aşağıdaki lafların gelmesi de kaçınılmazdır. Hay ağzına sağlık be abicim. Ne güzel söyledin bak. Ama nerde onu yapacak adam be abi. Nedense hep beklenen biri vardır. Çözümü sallandırmak olmasa da bekleriz onu. Kahramanları severiz. İtina ile birçok kahraman yaratır sonra da unutuveririz. Gerçek kahramanlarımızı unuttuğumuz gibi. Kimsenin kendi yamuğunu görmesine ya da kendi söküğünü dikmesine gerek yoktur. Her şeyi onlar yapacaktır. Yolsuzlukları önleyecek Ekonomiyi düzeltecek Anarşiyi yok edecek Frenklere haddini bildirecek Bizi doğal âfetlerden koruyacak Tuttuğumuz takımı düze çıkaracak vs.vs.vs. Ne yoracaksın kendini. Bir kurtaran çıkar elbet. ... Kahramansever toplumuz vesselam aleykümselam. ... Devamı

Olsaydım ...

2005-08-22 10:55:00

      Renk olsaydım... siyah olmak isterdim;  nedenini ben de bilmiyorum ; ama seviyorum siyahı. Pek rengine aldanma felek eski felektir Zira feleğin meşreb-i nâ sazı dönektir                                                                        Ziya Paşa     çiçek olsaydım... Nergis Mütevazı yapıma pek bir uygun!? Mitolojiye göre Narkisos çok güzel ve aşktan anlamaz bir delikanlı imiş. Onu sevip de derdinden perişan olan kızlar (sırf bu yüzden nergis olasım var) bu genci tanrılara şikayet etmişler. Hikaye bu ya Tanrıların verdiği ceza sonucu Narkisos bir gün derede kendi aksini görüp âşık olur. Kendini seyrederken suya atlar ve boğulur. Vücudu çürüyüp yerinde göze benzer bir çiçek biter ve  bütün güzellere hayran hayran bakar. (Narkisos-Narsis-Nergis)     hayvan olsaydım... Aslında benden çok güzel düldül olur ama ben yine de bülbül diyeyim :) Eski edebiyat bülbülsüz düşünülemez efendim. O aşığın timsalidir. Eski zamanlardan beri gül ile bülbül arasında bir bağ olduğuna inanılmış. (dedikodu da olabilir tabii) Gül bülbüle gül dedi,bülbül gülmedi gitti Bülbül güle,gül bülbüle yâr olmadı gitti veya Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül     yemek olsaydım... doyurucu olamayacağım kesin ama yapabileceğim bir şey yok. Eeeee ben Fransız usulü portakal soslu Pekin ördeği olmak isterdim. !?     mevsim olsaydım... nevbahar yazmak isterdim ama bana hazân yakışır... hazân mevsimi hüzün mevsimidir. sonu simgeler,ölümü anlatır.   Şaşırdım kaldım nasıl atsam adım;Gün kasvet gece kasvet.Bulutlar, sisle... Devamı

Günlük Blog Toplantısı

2005-08-22 10:52:00

    Daisy blooa el koyacak dioorlar. yok be valla kız Keşkül Hanım söölemiş. Bööle giderse olacağı o Yok yok bu adama bir haller oldu. Eskiden ne güzel yazılar yazardı. Romantik romantik Çiçekli şort yaramadı buna ayol! haaa haaa haa Ayy şıpıdık terlikiyle bütün gün şıpıdık şıpıdık dolaşmıyo mu Arkadaşlar! geliyooo şıpıdık şıpıdık şıpıdık şıpıdık Şortunu sevsinler senin şiiiiiiiiişt şıpıdık şıpıdık şıpıdık şıp Günaydın arkadaşlar Günaydın Hocam Gündem nedir Halime? Okuyorum Hocam. Konya'da dört ayaklı civciv doğmuş. Eeee yine Konya'da üniversite öğrencisi elini kız arkadaşının omzuna atınca haklarında soruşturma başlatılmış. Ne kadar atmış Halime? Neyi Hocam? Elinin körünü. Elini diyorum Halime elini! Bilmiyorum Hocam. Haber ile ilgili resim var mı elimizde? Yok hocam. Hemen bulun. O resmi görmem lazım. Sen devam et Halime. Memurlar enflasyon yükseldi diye zam istemiş.  Ooh ooh Bi de Haluk Bilginer ile Aşkın Nur Yengi evlenmişler. Hıııııım bunlardan bir şey çıkmaz Halime. Bugünkü rakamlar nedir? Bugün itibariyle aldığımız toplam yorum 321 Son yazıya alınan yorum da 17 Hocam! Eeh fena değil. Hocam son yazınızı yazalı nerdeyse bir hafta oldu. Blogcunoktacom yeni yazınızı sorup duruyor. Evet yeni yazı. Aklımda onlarca konu var ama kafamı toparlayamıyorum. Şöyle sosyal mesajı kuvvetli ağır bir yazı planlıyorum. Eğitime dair mi yazsam? Yok o konuda çok yazdık. Ne olacak bu memleketin hali kıvamında bir yazı da olabilir ama Hııım hııım  Yoksa Dünya Kupası başlıyor o konuya mı değinsek. Şöööyle nostaljik bir Dünya Kupası yazısı. Bak şimdi aklıma geldi.Hiç unutmam sene 1986. Eyvaah yine başladı. Maradonalı Arjantin İngiltereye karşı oynuyor. ... Devamı

Yan Gel Osman Başlıklı Yazıma Gelen Bir Yorum ve Cevabım

2005-08-22 10:45:00

  Küçük kardeşlere uzanan diller yarın ruz-ı mahşerde...      Ben bu itin kuyruğu oluyorum. ve bir it kuyruğu olarak benden bir önceki kardeşin ben küçük kardeşe bakış açısı "ohhh....artık, bakkala ekmek, gazete almaya gitmeye son...yılların acısını ondan çıkarmalıyım..." oluyo...("oluyor" Türkçeye hassasiyetiniz bağlamında...her ne kadar evlenip, iş güç sahibi olsam da, küçük kardeş konumum her zaman fırça yememe sebep teşkil edecektir.) ne diyordum....heeh... küçük kardeşler bakkala göndermek için değildir!!! Şu hazin manzaraya bir bakın... sabahın erken saatleri...şehir gri bir sisin altında hapisken, hava parçalı bulutluluğun verdiği esintiyle küçücüüüüüük kardeşlerin yüzüne soğuk bir kırbaç gibi şaklar...yer yer kızaran yanaklarında uyku mahmurluğunun henüz yüzlerinden silemediği o masumanelik... çocuk rüyalarının sevecenliğiyle dolu kocaman gülücüklerini avuçlarının içinde sıkıca tuttukları ekmek, süt, gazete...zırt vırt paralarını kaybetme, düşürme korkusu aniden dağıtır. ve bakkalın önünde toplanır aynı makus kaderi paylaşanlar...o minicik, ufacık kardeşler....soğuktan titreyen ellerini bakkal amcaya uzatırken, birbirine vuran dişleri arasından zar zor şu sözcükler dökülür: Bir ekmek........ (hıçkırık, hıçkırık....) tam bu esnada sıcak evin camından (daha önce gazozunu paylaşmamak için sotelere saklanıp içen) büyük kardeş sırıtarak bakmaktadır.... ah biz küçük kardeşler.... Hem bu kardeşin küçüklüğü de önemli... benden sonra bir kardeş daha yapılmadıysa günahım ne.... benim sabah kalkar kalkmaz bakkala gitme, her susayana su dağıtma...gibi acılarımı dindireceğim (yani tecrübelerimi paylaşacağım demek istiyorum) kimse de yok... Ayrıca ebeveynler bu sözü söylemekle iğneden ipliğe haklıdır."it ite, it kuyruğuna" iş buyurduğu için ciddi performans sorunlarıyla karşılaşılabilmektedir vesselam... Hele büyük kardeşin bu lafı işitmesinden hemen sonra "aba altından sopa göstermesi" de küçük kardeşlerin psikolojisine olumsuz etki eder ki, b... Devamı

Yan Gel Osman

2005-08-22 10:40:00

  Veciz lafları pek bii severim.Tonlarca laf etsen bu lafların bıraktığı etkiyi yakalayamazsın.Özelikle evlerde çocuklara hitaben kullanılanlara bayılıyorum.Alın size birkaç örnek: Yan gel Osman Dört dönüm bostan! Genelde lafın önüne bir ohh ünlemi getirilerek kullanılır.En azından babam öyle kullanırdı.Kafiyeli olması hasebiyle kulağa hoş gelen etkili bir laftır.Üniversiteyi kazanamayıp evde yatan erkek çocuklar için kullanılır. Akşam yatmasını bilmezsiniz Sabah kalkmasını bilmezsiniz! Kalabalık evlerde çokça kullanılan anonim bir laftır.Lafı genelde anne yataklarından bir türlü kalkmayan çocuklarına hitaben babaya duyuracak bir yükseklikte söyler ki etkisi çok daha büyük olsun.Bu lafın söylendiği sabahın akşamında film seyretmek pek de mümkün değildir. Ayranı yok içmeye Tahtırevanla gider gezmeye:) Lafı bilenler bu lafın yukarıda yazdığım kadar kibar olmadığını da bilirler ya neyse.Efeniiim bu veciz laf genelde sapı olacağı baltayı beğenemeyen gencin olmadık isteklerine veya eylemlerine binâen söylenir ki gençte balyoz etkisi yapar.Lafın yiyen genç bir süre kendine gelemez hatta bazı bünyelerde kısa süreli içe kapanmalara neden olur. İt ite buyurur İt de kuyruğuna! Bu lafı yer yemez "estağfurullah" demek gelecek güzel günler için önemlidir. Genelde babaların kullandığı bu laf kendisine iş buyrulan büyük çocuğun görevi küçük kardeşine yüklemeye çalışması esnasında kardeşin ciyaklamasına mukabil söylenir ki bu bir bakıma küçük kardeşin zaferi demektir. Çok kardeşi olanlar bilir,tekne kazıntısı diye tabir edilen küçük kardeşlerin diğer kardeşlere göre avantajları çoktur. :) Taşın gediğe koyulması ile birlikte ayaklanan büyük kardeşin babaya göstermeden "sen görürsün"kabilinden parmak sallaması da adettendir.   Efeniiim bunlar aklımda kalanlar,bittabii unuttuklarım da vardır.Hatta evden eve değişen laflar da olabilir. "Gelince yaz ayları,gevşer gönül yayları"yazı dizimizin bir başka bölümünde kavuşmak ü... Devamı

Yaş Otuz Beş

2005-08-08 10:24:00

      "Yaş otuzbeş yolun yarısı eder" demişti ya,bildiğinden değilmiş meğer.Onunki bir temenniymiş.Malum ellisini bile görememiş büyük şair. Efendim bu girizgahın nedeni bozuk olan hâlet-i ruhiyemdir.Bu aralar yaşıma taktım.'Ne var len yaşında' diye kabalaşmayalım lütfen.Ööyle bedavadan arkadaş listesine eklemek yok.Dinleyip anlamaya çalışalım. Benim bu zırt pırt bozulan garantisi dolmuş halet-i ruhiyemi bu sefer bir velet bozdu. -Topu atar mısın amca?       ?! Amca kadar kafana...aahh Sokaktaki velet için hangi ara ağabeylikten amcalığa terfi ettim,bilmiyorum ki.Yakalarsam sormayı da düşünmüyor değilim. Biraz beyazlaşan azcık da seyrelen saçlarımdan mı acaba? Yok canım ne alakası var. Yirmili yaşlarda olsaydım eminim hoşuma giderdi,bu amca lafı.O yaşlarda insan olduğundan büyük görünmek istiyor.En azından ben. (Hanımların bu konudaki hassasiyetlerini bildiğimden o tarafa hiç bulaşmadım,dikkat ettiyseniz.Bulaşanları da sayın yellowdaisy'e havale ediyorum.Allah taksiratlarını affetsin.Amin!) Ne oluyorsa bu otuzdan sonra oluyor. 'Eeee ben şimdi hangi yaş grubuna dahilim' diye düşünmeye başlıyorsun.Genç desen değil orta yaş desen değil. İki arada bir derede bir yaş. Hele benim yaşı söylerken dudakların aldığı durum bile bir acayip. Ruj reklamında oynar gibi..  33 Ben böyle lâkayt yaş istemem,kardeşim. Koy üstüne iki sene daha ahaa da 35. Sen sağ,ben selamet. ... Devamı

Haydi Erkekler Eve ...

2005-08-22 10:20:00

    Efeeeendim düşündüm,taşındım biraz da kaşındım ve dedim ki bu yazımda öyle eskilerden dem vurmak yerine şööyle sosyal bir meseleye merhem olayım. (Zırt pırt kompozisyon ödevi veren öğretmenin hazin sonu.Öğrencilerin ortak bedduası olabilir mi diye düşünmüyor değilim.) Serde hem öğretmenlik hem de edebiyat öğretmenliği olunca yazım hem edebi olsun hemi de sosyal mesaj dolu olsun istiyorum.Sıkı durun birazdan tüm eğitim sorunlarımızı şappadanak çözüvereceğim.Ehh be adam bugüne kadar nerelerdeydin,demeyin her şeyin bir zamanı var.O zaman bu zamandır.İşte eylem planım. 1.Cumartesi-pazar okul olsun,hafta içi tatil yapalım. Hemen yanlış anlamayın canım,kendim için bir şey istiyorsam,namerdim.Benim niyetim dershaneler derslerini hafta içi rahat rahat yapabilsinler.Ne de olsa eğitimden anladığımız iyi test çözebilen öğrenci yetiştirmek. 2.Haydi kızlar okula kampanyasına,"Haydi erkekler eve" kampanyası ekleyelim. Malum dizilere özenip birbirini bıçaklamaya kalkan bu veletler değil mi?Kesin çözüm diye buna derler.Biraz tabela masrafı olur ama olsun. Cumhuriyet Kız Lisesi,Kız Meslek Lisesi,Kız Ticaret Lisesi,İmam Hatip Kız Lisesi... Olsa olsa birbirlerinin saçlarını çekerler. 3.Ezber yeteneği olmayan öğrencileri örgün eğitimin dışına atalım. Ezberi iyi olmayan çocuk ne işe yarar değil mi ya! Efendim bir öğrenci ne kadar çok şey ezberlerse o kadar az düşünür.Az düşünen öğrenci az konuşur,az eleştirir sonra beklentileri de az olur.Ooh ooh daha ne olsun. 4.Her sene af çıkaralım. Gerçi bu konuda bakanlığımızın hakkını yememek lazım.Ellerinden geleni yapıyorlar. Yazık yavrucaklar kalmasın geçi geçiversinler. 5."Yüksek Lise "adı altında lise ile üniversite arasında okullar açalım. Böylece üniversite hayali ile üniversite kapılarına yolladığımız yüzbinlerce mesleksiz öğrencileri bir kaç yıl daha oyalayabiliriz.   Gözlerinizin parladığını görür gibiyim.Teşekkür etmenize gerek yok.Ben kendimi eğitime adamışım bir kere. ... Devamı